![]() |
|
|
#1 | ||
|
Super Moderators
![]() Üyelik tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 172
|
ÜNİTE 5
Devlet, Sivil Toplum ve Demokrasinin Pekişmesine Yeni Tehditler Türkiye’de sivil toplum kurumlarının anayasal düzen açısından konumunu ve bu kurumların demokrasinin pekişmesi açısından rollerini saptayabilmek. Aktif ve iyi örgütlenmiş sivil toplumun varlığı demokratik bir sistem için temel bir önşarttır. Osmanlı Türk devlet sisteminde devlet otoritesinin aşırı merkezileşmesi ve iktidarın devlet elitlerinin elinde toplanması devletle birey arasındaki ilişkilerin sertliğini azaltan sivil toplumu zayıflatmıştır. Devleti kendi çıkarları için kullanacak güçlü sınıfların olmaması, tüzel ara kuruluşların bulunmaması ya da zayıflığı ile birlikte, yüksek derecede bir devlet özerkliği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, asker ve sivil bürokrasi geleneksel olarak kendilerini devletin koruyucusu olarak görmüşlerdir. Türkiye’de örgütsel hayatın gelişmesi güçlü devlet geleneği ve oldukça merkezileşmiş hükümetler tarafından engellenmiştir. Örgütlü hayatın gelişmesi 1961 Anayasasıyla birlikte başlamıştır. Türk hukukunda, dernekler çoğulcu modele yaklaşırken, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları korporatist modele yaklaşırlar. Karar yetkilerinin hükümette toplanmış olması ekonomiyle ilgili sivil kurumlarının ekonomik politikaları şekillendirmesini güçleştirmiştir. Menfaat gruplarının düşük siyasal etkisinin diğer bir nedeni de bunlarla siyasal partiler arasında güçlü bağların olmamasıdır. Sivil toplum kurumları; ideolojik pazaryeri oluşturma, bilgi ve fikirlerin akışını sağlama açısından önemlidir. Son dönemde Türkiye’de sivil toplum kurumlarının gücü en iyi bir şekilde 28 Şubat 1997’de görülmüştür. Elitler arası anlaşma ve yakınlaşmanın pekişmiş demokrasi için önemini ve Türkiye’de ne şekilde ortaya çıktığını belirleyebilmek. Demokrasiye geçişler, yapısal etkenlerin ürünü olmaktan çok, rakip elit grupları arasındaki görüşmelerin ve uzlaşmaların sonucu olarak görülmektedir. Pekişmiş bir demokrasi için elit konsensüsü ve birliği temel bir önşarttır. Türkiye’deki üç demokrasiye geçiş, elitler arası anlaşmayı içermez Rakip parti elitleri arasında uzlaşma ve işbirliği Türk siyasetinin ayırdedici bir simgesi değildir. Bu tür bir işbirliğinin olmaması 1960 ve 1980’de demokrasinin çöküşünün ana nedenlerinden biridir. Türkiye’de siyasal islam ve Kürt milliyetçiliğinin oluşturduğu tehditi açıklayabilmek. 1980’ler ve 1990’lar da Türk demokrasisi iki yeni tehditle karşılaştı. Bunlar; siyasal islamın yükselişi ve Kürt milliyetçiliğidir. Bu tehdit ile ilgili kurumların gerçek bir sivil toplum kurumu olup olmadıkları tartışmalıdır. 1995 seçimlerinin sonuçlarına bakıldığında Türk siyasetinde üç farklı kimliğin öne çıktığı görülür: RP islam kimliği, MHP aşırı milliyetçi Türk kimliği ve HADEP Kürt Kimliği. Dini ve etnik meselelerin artan önemi; islamcılık-laiklik sorunuyla, ulus-devlet iddiaları yetkilerin yerel kurumlara devri karşıtlığı gibi Türk demokrasisinin daha önce karşılaşmadığı birçok zor anayasal sorunları ortaya çıkarmıştır.Ç . Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Türk devletinin niteliklerinden biri değildir? a. Güçlü bir devlet geleneğinin olması b. Kuruluşların özerk olmaması c. Siyasal kültürde merkezi olması d. Arap hegemonyası altında olması e. Güçlü ve merkezileşmiş olması 2. Osmanlı Devleti’nde kamu gelirlerini kiralamaya dayanan vergi toplama sistemine ne ad verilir? a. iltizam b. Âyan c. Aşar d. Reaya e. Feodalizm 3. Hiyerarşik olarak düzenlenmiş ve fonksiyonel olarak farklılaşmış; devlet tarafından tanınmış ya da izin verilmiş ve liderlerin seçimlerinde destek ve taleplerinin açıklanmasında belirli kontrol karşılığı kendi kategorilerinde temsil faaliyeti bahşedilmiş kategorilerde örgütlendikleri menfaat temsil sistemine ne ad verilir? a. Çoğulculuk b. Demokratik c. Bürokratik d. Alternatif e. Korporatizm 4. 1982 Anayasası’nın menfaat gruplarının siyasal faaliyetlerle uğraşmasını yasaklayan hükümleri hangi yıl yapılan anayasa değişiklikleri ile kaldırılmıştır? a. 1987 b. 1990 c. 1993 d. 1995 e. 2001 5. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ilk kez hangi yasal düzenlemeyle tanınmıştır? a. 1936 Anayasa değişikliğiyle b. 1961 Anayasası’yla c. 1971 Anayasa değişikliğiyle d. 1982 Anayasası’yla e. 1995 Anayasa değişikliğiyle 6. Aşağıdakilerden hangisi 1980 sonrasında pazar ekonomisine geçişe yönelik yapılan reformlardan biri değildir? a. ihracata dönük ekonomi anlayışının benimsenmesi b. Dünya ekonomisiyle entegrasyonun sağlanması c. Serbest fiyat uygulamasına geçilmesi d. Döviz kurlarının sabitlenmesi e. ithalat kotalarının iptal edilmesi 7. TÜSiAD’ın “Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri” adlı raporu hangi yıl yayınlanmıştır? a. 1994 b. 1995 c. 1996 d. 1997 e. 1998 8. Aşağıdakilerden hangisi 1980’lerde ortaya çıkan ve bölücü gerilla hareketine dönüşen Kürt meselesinin Demokrasinin pekişmesinin önünde bir engel olduğunu en iyi açıklar? a. Hukukun üstünlüğünün ve demokratik devletin otoritesinin reddedilmesi b. Doğu bölgelerinin ekonomiden daha fazla pay istemesi c. Daha fazla sosyo-kültürel hak talebinde bulunulması d. Daha fazla siyasal hak talebinde bulunulması e. Yerinden yönetim anlayışına ilişkin taleplerde bulunulması 9. 1946, 1961 ve 1983 tarihlerinde yaşanan demokrasiye geçiş süreçlerinin bir elit anlaşması içermemesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir? a. Elit gruplar arasındaki siyasi görüş ayrılıklarının olması b. Elit gruplarının daha çok dış ilişkilerle ilgilenmesi c. Dönemin otoriter gücünün elit gruplarının ittifakına olanak vermemesi d. Elit grupların sadece kendi gruplarının çıkarlarını koruyan bir yapıda olması e. Elit grupların örgüt içi demokrasiyi iyi işletemiyor olması 10. Her alandaki çoklukları birliğe indirgeyen öğretiye ne ad verilir? a. Liberalizm b. Monizm c. Realizm d. Küreselleşme e. Demokrasi CEVAPLAR 1 2 3 4 5 D A E D B 6 7 8 9 10 D D A C B
aöf bilgiekseni |
||
|
|
|
| Sponsored Links |
![]() |
| Bookmarks |
| Tags |
| aöf, ders, hayatı, siyasal, türk, özetleri3 |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|